PHILOSOPHIE MAGAZINE - Un tout autre Sartre
EUROPE
Reviews
L'OBS - Du 14 au 20 mai 2020
PHILOSOPHIE MAGAZINE - Juillet 2020
LH LE MAGAZINE - 24 septembre 2020
LIBÉRATION - 16 octobre 2020
PHILOSOPHIE MAGAZINE - Novembre 2020
LIRE MAGAZINE LITTÉRAIRE - Novembre 2020
CANARD ENCHAÎNÉ - 14 octobre 2020
DNA - Dernières Nouvelles d'Alsace
Sartre - O Globo
Presse espagnole
Ambición, inseguridad e impostura: Jean-Paul Sartre sin máscaras
Jean-Paul Sartre fue durante la Guerra Fría una imagen ecuménica del intelectual. Su constante presencia en todas las discusiones y su radicalismo como "Papa laico" de…
www.elmundo.es
El Sartre más desconocido, romántico y 'queer': 'Siempre he pensado que había una mujer dentro de mí”
La nueva biografía de François Noudelmann muestra facetas inusitadas del filósofo francés a partir de documentos inéditos facilitados por su hija adoptiva, Arlette Elkaïm.
www.elperiodico.com
news.eseuro.com
news.eseuro.com
Jean Paul Sartre: ¿Y si Sartre estaba harto de ser Sartre?
Ha sido uno de los intelectuales más relevantes del pasado siglo y de Francia, padre del existencialismo, militante político, filósofo y escritor, pareja de la pionera del…
www.elmundo.esRosa Belmonte: Sartre, el triste
Mantenía a la vez relaciones con cuatro mujeres en sus tiempos más fogosos
www.lasprovincias.esJosé Luis García Martín: Gritos y susurros
'Un Sartre muy distinto', de François Noudelmann, no es un libro contra Sartre, todo lo contrario, pero sus detractores encontrarán reforzados sus argumentos
www.elnortedecastilla.es
elpais.com
elpais.com
El desgarro de Sartre – Zenda
Oriol Alonso Cano escribe acerca de 'Un Sartre muy distinto', de François Noudelmann, publicado por Ediciones del Subsuelo.
www.zendalibros.com
Avertissement de redirection
www.google.com
Las otras vidas de Sartre – Zenda
Ciertamente, Sartre es uno de esos autores que ha logrado transcender su propia obra.
www.zendalibros.com
Un Sartre pintoresco
Ediciones del subsuelo publica el ensayo de François Noudelmann, 'Un Sartre muy distinto', donde se ofrece una imagen menos homogénea, mucho más veraz e interesante, del pensador francés
www.diariodesevilla.es¿Sartre se creía lo que decía?, por Xavi Ayén
El francés Jean-Paul Sartre (1905-1980) es el paradigma del intelectual comprometido. Lo que nadie se había preguntado es: ¿se creía el tipo lo que decía? En un
www.lavanguardia.comPresse turque
Sartre’ı doğru değerlendirmek için
François Noudelmann ‘Bambaşka Bir Sartre’da Jean Paul-Sartre’ın doğru değerlendirilmesi için yeni bir alan açıyor. Ona göre, Sartre’ın kamuya açık söz ve…
www.hurriyet.com.tr
Feridun Andaç yazdı : Sartre’la hiç kopmadan yürümek | Cumhuriyet
Başka bir Sartre ’la karşılaşmak Sartre okurunu şaşırtır mı? Ona dair bildiğinizi sandıklarınızın eksik hatta yetersizliğini kanıtlayan nedir peki? Sanırım iyi yazılmış biyografik anlatılardır diyebiliriz. Her ne kadar mektuplar, günlükler, söyleşiler, anılar yazılmışsa da Sartre’ın dünyasını bize açan, biyografi ötesi bir yapıt Bambaşka Bir Sartre* ile karşılaşınca, bir an duraladığımı söyleyebilirim. Okuduğum, bildiğim, andığım anlatılarda satır aralarında görebildiğim (hatta tanıdığım) Sartre’ın dışında, gerçekten de “ bambaşka ” bir Sartre’la karşılaşmam beni sevindirdi demeliyim. “ Şaşırttı ” demeyeceğim! Her “ iyi yazar ”ın görünmeyen/göstermediği yanları vardır. Düşünü, düşüncesine, duygularını yapıtlarına koyan yazarlar biraz öyledir. Gelin görün ki Sartre’ı bunlardan farklı kılan, onun düşünce insanı ve entelektüel kimliğidir. Edebiyatla, felsefeyle başlayan yolculuğu sivil itaatsiz, aktivist olarak politik bir misyonla kendini zamanının arenasında etkili bir figür olarak öne çıkarmıştır. “ Angaje ” bir yazarın, “ degaje edebiyat ” yapmaktan vazgeçerek çağının gerçeklerine, politik olaylarına yönelişinin öyküsüyle birlikte; onun “ insan/birey Sartre ” olarak var oluşunun tanıklığını aşama aşama bize aktarır François Noudelmann . Onun yazdıklarını biyografi ötesi bir anlatı kılan ise kuşkusuz, Sartre’a dair eldeki arşivdir. Sartre’ın 1964’te evlat edindiği, manevi kızı Arlette Elkaïm-Sartre ’ın (1935-2016) sunduğu/açtığı arşiv bilgileri böylesi bir kitabın yazılmasına neden oluyor. Kendini hiç de böyle göstermeyen, anlatmayan bir Sartre portresi çıkıyor karşımıza. Noudelmann burada, arşiv bilgilerinin iyi yazılabilecek bir monografi/biyografi için nasıl değerlendirilebileceğine dair bir yöntem de sunuyor bize. Neyin anlatılıp neyin anlatılamayacağındansa, yaşamı ele alınan kişinin düşünce dünyasını oluşturan “ her şey ”in o hayatı nasıl biçimlendirdiğinin her bir parçasını özenle değerlendirerek bir bütünü ortaya çıkarması… Döneminde Sartre’a biçilen rolün ne olduğuna dair ilginç bilgileri aktarır bize. Getirdiği yorumsal bakış da önemlidir elbette: “ Gerçekten de ona oynatılan rolün, zamanının siyasal bilincini temsil etmek üzere aldığı tavrın farkındadır. ” Politik angajmanlar onu kıskaca alır. Öyle ki “ dayatılan ödevlere isyan ” eder. Bunu da yazdığı “ özel ” mektuplarına yansıtır. Onda görülen/gözlenen “militan katılığı”nın ardındaki “bireysel başkaldırısı”nı gene o yazdıklarında buluruz. Bir dönem sevgilisi olan, çevirmen Lena Zonina ’ya 1962’de yazdığı mektubunda şunları dile getirir: “ Şu sıra siyasi denemeler yazmaya niyetim yok. ” Üslupsuzluğa itirazı vardır. Politik yazılarındaki bu tutum onu rahatsız eder. Edebiyata yönelmek tek amacıdır. Aradığı üslubu orada bulabileceğinin bilincindedir. Flaubert üzerine çalışmaktadır. Zonina’ya şunları yazacaktır: “ Flaubert’i bugün çok önemsiyorum. Bitirdiğimde (iki yıldan önce olmaz) sözcüklerin toprak gibi kazılıp tersyüz edilmesi gerektiği, edebi yapıt denilen o şeyi rahat rahat yapabileceğim nihayet. Buna can atıyorum, ama zamanım yok. ” Sartre, bir zaman-çağı anlatıcısı. Savrulmalar hayatında hep vardır. Şunu diyordu bir yerde: “ Kilden yapılmış olmak gerekiyor, bense rüzgârdan yapılmışım. ” Gidip dokunduğu her bir şey onda sorguya dönüşür. Mutlak olanla olmayanı görür, gösterir, sorgular. Yazdığı bütün edebi türlerin neredeyse ortak paydasıdır bu. İleri sürer, açıklar, tartışır, kışkırtır. Bir düşünce eylemcisidir o. Bağlanmanın diliyle, eylemselliğin itirazlarını buluşturduğu söyleminde Sartre’ı tanımlayan her şey bir anda yeni bilgilerle başka bir yere evriliyor. Bir yerde de gene Lena’ya şunları yazacaktır: “ Yapmaktan hoşlanmadığım şeyler yaptım (özellikle bu konuda yetenekli olmadığım halde siyasi makaleler yazdım). Öyle gerekiyordu. Masama oturuyordum ve hep dört tane Koridran çiğniyordum (çünkü tadı acıydı ve ben de kendime biraz eziyet etmeyi seviyorum -sadizm ya da mazoşizm-, sen seç, bence ikisi birden. ” Sartre’ın sıra dışı hayatının yansımalarını okuyunca, onunla düşün yolculuğumuzun hiç kopmadan nasıl sürebileceğini bir kez daha gördüğümü söylemeliyim. Paul Niza n’ın onun gençlik dönemine iz bırakan yanı, Camus ’yle aralarındaki çekişmeler, Merleau-Ponty ’yle entelektüel alışverişinin hiç de indirgeyici olmayan “ doz ”u… Ve elbette yepyeni bir başlıkta “Sartre’ın kadınları”nın yüzleri/sözleri, ondaki yansıları… Özcesi şu: Böylesi bir kitabın aylasına yansıyan gizli/gizemli bir hayatın olmasa da yazılıp edilenler, yaşanılanlarla ortaya çıkan bir yaşantının izdüşümünde yepyeni bir Sartre buluyoruz karşımızda. Okuyun, siz de kendi Sartre’ınıza doğru yeni bir yolculuğa çıkacaksınızdır eminim. * François Noudelmann, Bambaşka Bir Sartre, çev. Şehsuvar Aktaş, YKY., 2023, s.148.
www.cumhuriyet.com.tr
www.gazeteduvar.com.tr
www.gazeteduvar.com.tr